Bilimin Öncüleri Makaleler

Japonya’dan Gelen Bilge: Masatoshi Gündüz İkeda (1926-2003)

İki grup matematikçi vardır: Birinci grupta somut problemler üzerinde metod geliştirip çözmeye çalışan matematikçiler yer alır. Bunları bir ordunun askerlerine benzetebiliriz. Bir de daha büyük işler yapan, teori geliştiren generaller vardır. Bir konuşmamda Cahit Arf için ‘O, ikinci sınıf matematikçilerdendir.’ demiştim. Yanlış kelime kullandım tabii; sanki Cahit Arf ikinci sınıf matematikçidir demişim gibi anlaşıldı. Oysa ben Cahit Arf’ın teori geliştirenler arasında olduğunu söylemek istemiştim. Ben bir matematikçi olarak daha ziyade asker sayılırım. Somut problemler üzerinde çalışmaya alıştım. Ama bir savaş yalnızca generallerle kazanılmaz öyle değil mi?”

Bu anı Japon asıllı matematikçi Masatoshi Gündüs İkeda’ya (1926-2003) ait. Japonlar, kendine özgü birçok geleneği olan; ama laikliği ve alçakgönüllü olmayı benimsemiş insanlar. Onlar, İkinci Dünya Savaşı’nın kanlı yıkımlarını gördükleri halde kısa sürede kendilerini toparlayıp bilim ve teknolojide en gelişmiş toplumları yakalamayı başardılar. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okuduğum 1960’ların sonlarında İkeda  adı öğrenciler arasında efsanevi bir matematikçi olarak dolanırdı. Size kısaca ondan söz edeceğim.

Masatoshi İkeda, 25 Şubat 1926 tarihinde Tokyo’da doğdu. 1948 yılında Osaka Üniversitesi Matematik Bölümü’nü bitirdiMatematiğe olan katkıları, 1950 yılında daha öğrenciyken başlamıştı.

1953 yılında Osaka Üniversitesi’nden “Rigaku-Hakushi” (doktora) derecesini aldı.

altJaponya’da 1954 yılında  Nagoya, 1955-1957 yıllarında Osaka Üniversitelerinde çalıştı.

1955 yılında Tokyo’da Cebirsel Sayılar konulu bir sempozyum düzenlenmişti. Bu sempozyum, İkeda’nın akademik geleceğine damgasını vurdu: İlgisi, cebirsel sayı teorisine kaydı. 1957-1959 yılları arasında Alexander von Humboldt Vakfı’ndan Hasse ile birlikte çalışmak üzere kazandığı araştırma bursu ile Hamburg Üniversitesi’ne geldi. Büyük matematikçimiz Cahit Arf da doktorasını Helmut Hasse’nin yanında yapmıştı. İkeda, Türkiye’ye gitmek istediğini söyleyince Hasse ona Türkiye’nin matematik bakımından bir köy olduğunu söyledi. O ısrar edince de Türkiye’ye gidince Cahit Arf’ı bulmasını önerdi.

1960 yılında Türkiye’ye geldi. Ege Üniversitesi’nde o zaman kurulması düşünülen Fen Fakültesi’nin açılışına kadar (1963), aynı üniversitenin tıp fakültesinde istatistik uzmanı olarak çalıştı. 1964 yılında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu ve Emel (Ardor) İkeda ile evlendi ve “Gündüz” adını aldı.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünde, 1965 yılında doçent ve 1966 yılında profesör oldu; Kuramsal Matematik Kürsüsü’nü kurdu. Bu sırada halkalar, cebirler ve cebirsel sayı teorisi konularındaki araştırmalarını sürdürdü. Grünwald varoluş teoremi üzerine olan çalışması bu döneme aittir.

1966 bahar döneminde Hamburg Üniversitesi’ne Galois genişlemeleri ve sayı cisimleri konusunda ders vermek üzere misafir profesör olarak davet edildi. İkeda, 1969 yılında Prof. Dr. Cahit Arf’ın önerisi üzerine ODTÜ Matematik Bölümü’ne profesör olarak katıldı. Bu üniversitedeki matematik bölümünün bilimsel anlamda kurulup gelişmesine Gündüz İkeda, Cahit Arf ile birlikte olağanüstü katkılarda bulunmuştur.

Arf ve İkeda’nın etkisiyle yurtdışında bulunan pek çok Türk matematikçi, ODTÜ’ne geldi. Bölümün akademik programları baştan aşağı gözden geçirilip yeniden yapılandırıldı.

1970-1974 yılları arasında TÜBİTAK’ta da araştırmaya yönelik çeşitli görevler üstlendi. TÜBİTAK Matematik Araştırma Ünitesi Başkanı ve TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Grubu ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) üyesiydi.

Neler Dediler?

İkeda, Türkiye’ye gelmiş olduğu 1960 yılından bu yana, karşılaştığı güçlüklere rağmen, inançla ülkemizde araştırma düzeyinin yükselmesinde büyük rol oynamış, bilge kişiliğiyle 43 yıl ülkemizdeki matematik camiasına örnek olmuş ve önderlik etmiştir.

 “Sadece birkaç kez görüşebildik ama ilk görüşte sevilecek insanlardandı. Güzel ve yalansız dolansız yaşadı. İyi işler yaptı. Sevgi, iyilik ve içtenlik taşırdı. Birileri bize bu dünyada bir görev biçmişse, görevini fazlasıyla yaparak ayrıldı aramızdan.

Ali Nesin

Bize (ODTU) Advanced Calculus anlatmaya gelmişti. Matematikte standard bir düzey olduğunu, bunun hatır, gönül ya da özel duruma göre indirilip yükseltilemeyeceğini böylesine bir ciddiyetle ilk kez ondan öğrenmiştik… Bize vaazlarıyla değil davranışlarıyla örnek olurdu, bunu da gözümüze sokmazdı.

Sinan Sertöz

Üniversite yaşamımın ilk yıllarından başlayarak, birçok dönemdaşım gibi akademik oluşumumuzda, edindiğimiz bilimsel kültürde önemli etkileri olmuş, çok önemli bir bilim insanını daha kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum.

70’li yıllarda bir cebir bir de cebirsel geometri dersinde Gündüz Bey’in öğrencisi olmuştum. Bu derslerde belli bir felsefesi vardı. Nasıl olsa belirli konular› daha derinlemesine çalışacağımızı ama matematikte genel kültürün ileri yafllarda biraz zor kazanıldığını savunurdu. Bu nedenle, çok küçük bir sınıf olmam›zdan da yararlanarak, bu derslerde bizi genifl bir yelpazeye yayılmış pek çok önem li konuyla tanıştırdı.

Daha sonraki yıllarda da kendisinin her zaman bilimselliği destekleyen ve başka şeylerden ayrı tutan yaklaş›mlar›n› izleme, yönlendirici sohbetlerini bolca dinleme şansımız oldu. Üniversitenin ve bölümümüzün en problemli dönemlerinde bile bilimselliği herşeyin üzerinde tutacak, sorunlara her türlü kamplaşmadan uzak, bilim adamı tarafsızlığı ve dürüstlüğü ile yaklaşabilecek Gündüz İkeda gibi insanların olduğunu bilmek çok rahatlatıcı bir unsurdu.

Turgut Önder

“Gündüz İkeda’yı yirmi dokuz yıl önce tanıdım ve o zamandan beri yakın çevresinde ça- lışabilmek şansına sahip oldum. Matematik dehası, engin kültürü ve bilge kişiliğiyle hepimize daima örnek oldu ve öncülük etti. Matematikte önemli gelişmelere yol açan büyük katkılar yaptı.

Mehpare Bilhan

Kaynaklar

Bilim ve Teknik, 347. Sayı, TÜBİTAK Yayınları, Ekim 1996

Terzioğlu,Tosun; Gündüz İkeda, Günce-TÜBA Yayını, Eylül 2003

Matematik Dünyası, Kış Sezonu 2003

 Ramazan  Karakale (atomevren.com)